Kadınların kendini ihmal ettiği anlar genellikle çok görünür değildir. Büyük bir krizle başlamaz. Kimse “artık kendimi ihmal ediyorum” diye karar almaz. Daha sessiz, daha gündelik anlarda olur bu ihmal.
Gün bitmiştir. Herkesin ihtiyacı karşılanmıştır. Yapılması gerekenler yapılmıştır. Ama sıra kendine geldiğinde içten içe şu cümle belirir:
“Bugün de bana kalmadı.”
En Çok Nerelerde Kendimizi İhmal Ederiz?
– Gün içinde herkese cevap verirken, kendinle ilgili düşünceleri ertelediğinde
– Yorulduğunu fark ettiğin halde “biraz daha dayanırım” dediğinde
– Kendin için bir şey yapmak istediğinde suçluluk hissettiğinde
– Zamanın var ama enerjin kalmadığında
– “Sonra yaparım” cümlesi alışkanlık haline geldiğinde
Bu anların ortak noktası şudur:
Kadın, kendisini günün en sonuna bırakır. Ve çoğu zaman o sona hiç sıra gelmez.
İhmalin Asıl Sebebi Zaman Değil
Çoğu kadın kendini ihmal etmesini “zaman yokluğu” ile açıklar. Ama gerçek şu ki zaman tamamen yok olmaz. Sadece başkalarına, sorumluluklara ve alışkanlıklara dağılır.
Asıl eksik olan şey şudur:
Kendine ait, küçük ama düzenli bir alan.
İşte canlı yayın ve mesajlaşma temelli dijital kazanç modelleri tam da bu noktada devreye girer.
Canlı Yayın ve Mesajlaşma Neden İyileştirici Bir Alan Açıyor?
Çünkü bu alanlar:
- Uzun saatler istemez
- Büyük hazırlıklar gerektirmez
- Mükemmel olmanı beklemez
- Hayatı altüst etmez
Canlı yayın açmak; saatler süren programlar yapmak demek değildir.
Bazen 10–15 dakikalık kısa bir yayındır.
Bazen birkaç kişinin olduğu sakin bir sohbet.
Mesajlaşma ise daha da yumuşak bir başlangıç sunar.
Kendi ritminde yazarsın.
Düşünerek cevap verirsin.
Acele etmezsin.
Bu alanlarda üretmek, kadının kendini ihmal ettiği o boşluğu yavaş yavaş doldurmaya başlar.
Kazançtan Önce Ne Değişir?
Çoğu kişi bu tür sistemleri sadece para üzerinden düşünür. Oysa asıl dönüşüm önce başka yerde olur.
– “Benim de bana ait bir alanım var” hissi
– Günün sadece görevlerden ibaret olmaması
– Kendinle yeniden temas kurmak
– Üretken hissetmek
– Kontrol duygusunun geri gelmesi
Canlı yayın açtığında ya da mesajla iletişim kurduğunda, aslında şunu yaparsın:
Kendini tamamen silmeden, hayatın içinden bir alan açarsın.
Kendini İhmal Etmek Yerine Kendini Dahil Etmek
Bu sistemler “her şeyi bırak” demez.
“Hayatını değiştir” diye bağırmaz.
Sadece şunu söyler:
“Zaten yaptığın iletişimi, biraz da kendin için yap.”
Zaten konuşuyorsun.
Zaten yazışıyorsun.
Zaten insanlarla temas halindesin.
Canlı yayın ve mesajlaşma, bu temasın bir kısmını kendin için değer üreten bir alana dönüştürür.
Küçük Başlamak En Güçlü Olandır
Kendini uzun süre ihmal etmiş biri için büyük hedefler çoğu zaman motive edici olmaz; tam tersine baskı yaratır. “Şu kadar kazanmalıyım”, “her gün aktif olmalıyım”, “çok görünür olmalıyım” gibi düşünceler, daha başlamadan insanı geri çeker. Bu yüzden küçük başlamak sadece psikolojik olarak değil, maddi olarak da en sağlıklı yoldur.
– Her gün değil, uygun olduğunda
– Uzun saatler değil, kısa ve sürdürülebilir sürelerle
– Kalabalıklar için değil, gerçek bağlar üzerinden
Bu şekilde ilerleyen biri, sistemi bırakmaz. Bırakmadığı için de kazanç zamanla oluşur.
Küçük ama düzenli bir alan açtığında, ilk başta büyük rakamlar görmeyebilirsin. Ama şunu fark etmeye başlarsın:
İletişim kurdukça karşılığı gelmeye başlar.
Mesajlaştıkça değer üretirsin.
Canlı yayında var oldukça görünürlük oluşur.
Bu görünürlük bağırarak değil, güven üzerinden büyür. Güven oluştuğunda ise kazanç daha istikrarlı olur. Bir gün var, bir gün yok değil… Az ama devam eden bir gelir çizgisi oluşur. İşte bu, küçük başlamanın en büyük maddi avantajıdır.
Zamanla bu küçük adımlar şuna dönüşür:
– Daha düzenli bir ek gelir
– Ay sonunda “hiç yoktan” diyemeyeceğin bir rakam
– Kendi emeğinle gelen bir para hissi
– “Ben bunu yapabiliyorum” güveni
Kendine dönen bir kadın, sadece psikolojik olarak değil; parayla olan ilişkisi açısından da daha dengeli ilerler. Çünkü artık kazanç, baskıyla değil; hayatının içinden, kendi ritminde gelir.
Küçük başlamak bu yüzden güçlüdür.
Çünkü bırakılmaz.
Bırakılmadığı için büyür.
Kadınların kendini en çok ihmal ettiği anlar, genellikle sessizdir.
Ama bu sessizliği değiştirmek için büyük devrimlere gerek yoktur.
Bazen bir canlı yayın.
Bazen birkaç mesaj.
Bazen sadece orada olmak.
Canlı yayın ve mesajlaşma ile kazanılan kazanç, sadece para değildir.
Aynı zamanda kendini ihmal etmeyi bırakma cesaretidir.
Ve belki de en değerlisi şudur:
Artık günün sonunda sadece başkalarına değil, kendine de bir şey vermiş olursun.